Menü
       Ana Sayfa
       Forum
       Dosyalar
       Toplist
       Üyeler
       Osmanlı (Özel)
       Atatürk (Özel)
       Ulaşım ve Trafik
       Besni ve Araban Tarihi
       Dökümanlar
       Resim Galerisi
       Şiir-Makale-Anı
       Sevgiye Mektup
       Mesire Yerleri
       Gaziantep Hakkında
       Adıyaman Hakkında
       Kilis Hakkında
       Sitenizi Destekleyin
       Kendi Yapımımız Oyunlar
       Mustafa Kenan ÇOBAN ın sitesi
       Faydalı-İlginç Bilgiler

En Hit 10 Döküman
 
1 FIFA SERİSİ HİLELERİ 8
2 GTA SERİSİ HİLELERİ 7
3 FIFA WORD CUP 2006 5
4 Age of Empires 2 The 4
5 Need For Speed Under 4
6 DOOM 3 1
 

Son Eklenen 10 Döküman
 
1 GTA SERİSİ HİLELERİ 7
2 DOOM 3 1
3 FIFA SERİSİ HİLELERİ 8
4 FIFA WORD CUP 2006 5
5 Age of Empires 2 The 4
6 Need For Speed Under 4
 

Anket

Sitenin görünüm ve içeriği sizce yeterlimi?

Toplam Oy : 37

 
Ulaşım ve Trafik

''Altta kalanın canı çıksın'' deyip geçmek ile, çözüme katkıda bulunma arasında tercihimizi yapsakmı; ne dersiniz!.

altta_kalan_n_can____ks_n.jpg

Trafik dediğin; İnsanların, hayvanların ve araçların karayolu üzerindeki hal ve hareketleridir.

Trafik kurallarına uyalım ki!..

kaza1216.jpg

Sonra böyle olmasın...

KAZA GELİYORUM DER AMA BİZ ANLAMAK İSTEMEYİZ... Murat ÇOBAN

2003 YILI VERİLERİDİR.

TRAFİK KAZASI ORTALAMALARI

ÖLÜMLÜ KAZA ORTALAMASI

TÜRKİYE 149 KAZAYA 1 ÖLÜ
GAZİANTEP 77 KAZAYA 1 ÖLÜ
ARABAN 6 KAZAYA 1 ÖLÜ

YARALAMALI KAZA ORTALAMASI

TÜRKİYE 4.5 KAZAYA 1 YARALI
GAZİANTEP 2.5 KAZAYA 1 YARALI
ARABAN 1.3 KAZAYA 1 YARALI

OLUMSUZ HAVA KOŞULLARINA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER.

İçinde bulunduğumuz mevsim itibariyle trafiğe çıkan araç sürücülerinin daha dikkatli olması gerekiyor.Özellikle sık kullandığımız Besni-Araban-Yavuzeli-Gaziantep karayolunda yağışların yol açtığı sellerden kaynaklanan çamurlar, çamurlanmayı artıran ve yolu daraltan karayolu malzemesi sürücüler için tehlike yaratmaktadır.
Bunlardan kaynaklanan sorunlar yol güvenliğini olumsuz etkilemekte, kısa süreli yağışlarda bile sürüş ve görüş güvenliği azaldığından trafik kazaları meydana gelebilmektedir.
Bu durumlarda da sürücüler suçu yağmur nedeniyle kayganlaşan yol şartlarına bulmaktadır. Yoğun yağışın kalitesiz ve alt yapısı eksik olan yolumuz ile birleşmesinin kazanın oluşumuna katkısı hiç kuşkusuz çok büyük. Ancak bu durumda bile basit bazı önlemler alıp sürüş tekniklerini uygulayarak bu olumsuzlukları en aza indirmek mümkündür. Bu önlemlerin bazılarını söyle sıralayabiliriz.
SİLECEKLER: Yağışlı havalarda güvenli sürüş ve görüş mesafesini belirleyen sileceklerdir. Sileceklerin her yıl sonbaharda yenilenmesi gerekir. Yenilenmediğinden görevini tam olarak yapmayan silecek lastikleri sürücüyü zor durumda bıraktığı gibi camı da çizerek hasar verebilmektedir. Yaşanan mevsimsel ısı farklılıkları, pürüzlü yüzeyde sürtünme,camın ısınması ve toz nedeniyle yıpranma gibi sebepler silecek lastiklerinin bozulmasına neden olmaktadır. Deforme olan silecek lastikleri camı tam olarak temizleyemeyip camda dalgalı bir görüntü oluşturmakta, hatta temizlenmek istenen cama iyice dağılmakta ve sürücünün görüşünü azaltmaktadır. Bu sorunlarla karşılaşmamak için silecekleri yağışa hazır halde tutmak, silecek suyu haznesini sürekli dolu bulundurmak ve kimyasal maddelerle desteklemek gerekmektedir.
ESKİ LASTİKLER: Normalde lastik diş derinliğinin 3 mm.nin altına düşmemesi gerekir.Kuru zeminde bile sürüş güvenliğini tehlikeye sokan yıpranmış ve diş derinliği tehlike sınırına (1.6 mm.) ulaşmış lastikler yağışlı havalarda sürüş güvenliğini daha da tehlikeye atmaktadır. Kuru zeminde 1.6 mm.lik diş derinliğinden itibaren tutunma ve frenaj sorunları yaratan lastikler, ıslak zeminde de su kanallarının boşaltma kapasitesi azaldığından yoldaki hafif su birikintisinde bile lastiğin yolla temasını kesmekte, direksiyon hakimiyetini kaybettirmektedir.
ROT-BALANS: Güvenli sürüş için lastik basıncı da büyük önem taşımaktadır,yola iyi tutunmasını ve su tahliyesini en yüksek düzeyde yapabilmesi için lastiklerin hava basıncının fabrika değerlerine getirilmesi gerekmektedir.Lastiklerinin hava basıncı doğru olan bir araç hareket halinde iken direksiyonu serbest bırakılınca her hangi bir yöne sapma yapmadan ilerler. Hareket halinde iken sapma oluyorsa rot ayarı problemi, belli bir hızda direksiyonda titreme oluyorsa lastiklerde balans problemi var demektir.
BALATALAR: Yağışlı havalarda, ıslak zeminde fren mesafesinin arttığını unutmamak gerekir.Fren sistemi bakım ve kontrolü için dört tekerleğin sökülüp balataların, disk ve kampanaların durumunun gözden geçirilmesi gerekir. Balatalar bitmişse değiştirmek, bitmemişse ince zımpara ile temizlemek gerekir. Kampana ve diskler temizlenmeli veya değiştirilmeli, fren hortumlarının sağlam ve fren merkezinin görevini tam yapıp yapmadığı kontrol edilmelidir.Fren hidroliği kontrol edilerek eksikse tamamlanmalı, kullanım ömrünü doldurmuşsa değiştirilmelidir.
Murat ÇOBAN

KAMU SÜRÜCÜLERİ SEMİNERİ

2004 yılı Ülkemizde trafik yılı olarak ilan edilmiştir. Bunun amacı
dikkati trafiğe çekerek trafikle ilişkisi olan tüm kesimlerin bu konuda hassaslaşmasını sağlayarak, ülkemize savaşlardan çok maddi ve manevi zarar veren trafik kazalarının azaltılmasına ve çözüm arayışına katkıda bulunmaktır.
Bu amaç doğrultusunda ilçemizde de 12 aylık çalışmayı kapsayan eğitim ağırlıklı bir program oluşturulmuştur.
Bu programda Nisan ayı içerisinde Kamu kurum ve kuruluşlarına ait araç sürücülerinin de eğitilmesi bulunmaktadır. Bu nedenle burada toplanmış bulunmaktayız.
Sizler şu an hem Devlet memuru, hem sürücü olarak bulunmaktasınız. Devlet memuru vasfınızla 657 ve 237 sayılı Kanunlar, sürücü vasfınızla da 2918 sayılı Kanun ile bunlara göre çıkarılan yönetmeliklerin sizlere yüklemiş olduğu yükümlülükleri hatırlatarak tereddüt ettiğiniz konular varsa aydınlatmaya çalışacağız.
Sizler 237 sayılı Taşıt Kanununa göre tahsisi yapılmış, kurumların araçlarını kullanmakta olmanız itibariyle sorumluluğunuz sivil sürücüden çok daha fazladır. Sivil sürücü trafik kazasına karıştığı zaman karşı tarafla anlaşma ve pazarlık yollarını deneyebilir, veya bir taraf bir şekilde zararı sineye çekerek uzlaşma sağlayabilir, uzlaşma olmazsa konu yargıya intikal eder orada yargı gereğini yapar. Ancak sizler öyle değilsiniz. Eğer kusurlu iseniz karşı tarafla birlikte bir de idareye karşı işlediğiniz kusurla ilgili adli ve idari olarak sorumlusunuz. Allah korusun resmi bir sürücümüzün kusurlu olarak bir kazaya karıştığını farz edelim.Mağdur tarafın dışında idare de adli ve idari soruşturma açacak, zarar tazmini yapabilecektir. Bunun örneklerini basında izliyoruz yakın çevremizde de görebiliyoruz.
Buna benzer kötü senaryoları yaşamamak için; sizlerin bilinçli davranarak, trafik kurallarına daha da titizce uymanız gerekmektedir. Araçların peryodik muayenelerinin yapılması, görevlendirilen yerlere görev belgesi alarak gitme, seyir, geçiş, durma, park etme,yolcu indirip bindirme,dönme, zimmet, zaruret halleri hariç olmak üzere sürücüsünden başkasının aracı kullanmaması v.b. kurallara kesinlikle uymanız gerekmektedir. Özel aracınızla dilediğiniz zaman dilediğiniz yere gidebilirsiniz ancak resmi araçlar öyle değildir. Öncelikle görev belgenizin olması, bu belgenin ön camın önünde dışarıdan da görülecek şekilde bulundurulması, ayrıca trafik görevlilerince istenmesi durumunda da ibrazı gerekmektedir. Bu belge olmadığı taktirde kaza sonunda bırakın size yardımcı olunmasını hakkınızda görev yerini izinsiz terkten işlem bile yapılabilecektir. Aracın teknik donamından kaynaklanan bir kazaya karıştığınız zaman görevi ihmalden de ayrıca soruşturmaya tabi tutulabilirsiniz.Bu sorunlarla karşılaşmamak için aracınızın motorlu araç kayıt defterinde bakım ile ilgili bölümde ki bakımları eksiksiz yaptırmanız gerekmektedir, yağ, filtre değişimi, lastik aşınması, zorunlu mali mesuliyet sigortası, fenni muayene, kullanım sırasında meydana gelen arızaları takip ederek gerektiğinde bir tutanak ile sorunu birim Amirinize bildirmek zorundasınız. Resmi araçlarda fenni muayene süresi bir yıldır bunu takip etmeniz gerekmektedir. Ayrıca arıza durumunda birim Amirinizin bilgisi dışında bir tamirat veya tadilat yaptırmamalısınız. Biliyorsunuz bunlar ödenekle yapılmakta, ödeneklerin harcanması da belli bir prosedür gerektirmektedir.Bu prosedüre uyulmaması sizi ve birim Amirini sıkıntılara sokmakta, sorumlu duruma düşürmektedir.
Şu an ilçemizde kullanmakta olduğunuz araçlar hizmete tahsis edilmiş araçlardır.Tahsis edildiği hizmetin dışında, özel işlerde kullanılması yasaktır. Özel işlerde kullanılması adli ve idari soruşturmayı gerektirmektedir. Bu anlamda trafik görevlilerimizce amaç dışı kullanıldığı görülen araçlar ve sürücüleri hakkında tutanak tazim edilerek gerekli yasal işlem için yetkili makamlara bildirilmekte, trafik kural ihlali yapan sürücüye yazılan para cezaları da sürücünün kendisinden tahsil edilmektedir.
Hepinize kazasız ve sorunsuz görevler diler, bizi dinlediğiniz için teşekkür ederim.

 Ömer ÇOBAN

İLK YARDIM BİLGİSİ

İLKYARDIM
Herhangi bir kaza veya hayatı tehlikeye düşüren durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hastanın hayatını kurtarmak, durumunun kötüleşmesini engellemek amacıyla yapılan uygulamalara ilkyardım denmektedir.
Olay yerinde ilk yapılan uygulamalar olması nedeniyle, burada doktor bulunmayacak malzeme sınırlı olacak, olaydan kaynaklanan bir panik, acı , telaş ve heyecan olacaktır.Bu durumda ikinci bir olayın meydana gelmemesi , mevcut yaralılara da yardımcı olunması gerekmektedir.
Burada ; böyle bir olayla karşılaştığımız zaman neler yapmamız gerektiği hususunda bilgiler sunmaya çalışacağız.
İlkyardımda temel uygulamaları şöyle sıralayabiliriz;
1. Öncelikle olay yerinde süregelen bir tehlike yok ise hastaya olduğu yerde ilkyardım yapılmalıdır. Aksine bir durum yoksa tüm uygulamalar hasta yatırılarak, yatırma sırt üstü, baş hafifçe sağa veya sola çevrili bir şekilde olmalıdır.
2. Kaza ortamındaki tüm yaralıların kanama kontrolü yapılarak, solunum ve dolaşımı kontrol edilmeli, durumu en ağır olandan başlanılarak yaralılara temel yaşam desteği sağlanmalı, kanama varsa durdurulmalı, suni solunum ve kalp masajı gerekiyorsa yapılmalıdır.
3. Yaralının bilinç kontrolü yapılmalı, temel yaşam desteği* sağlanırken sesli ve ağrılı uyarılara cevap verip vermediği de değerlendirilmelidir. Uyarılara cevap vermiyor, ancak dolaşım ve solunum sistemleri çalışıyorsa boyun kırığı şüphesi ile koma pozisyonuna getirilmeli, mümkünse boyunluk takılmalı, mümkün değilse baş ve boyun kısmı hareket ettirilmeden havlu ve benzeri bir şeyle sabitleştirilmeye çalışılmalıdır. Koma pozisyonunda da hasta sırt üstü yatırılır baş, ayaklar ve gövdeden aşağıda kalacak şekilde vücut yükseltilir. Bu şekilde kanın beyne rahat bir şekilde gitmesi sağlanır. Beyne 3-5 dakika kan gitmez ise beyin hücrelerinde ölmeler başlar. Sürenin uzaması durumunda hasta ölür, beyin hücresi ölümünde ise hasta felç olur.
4.Yaralı hızlı, hafifçe ve incitmeden kırık yönünden değerlendirilmeli. Yatış pozisyonuna göre altta kalan yerde ıslaklık, kanama, şişlik, şekil bozukluğu gibi belirtilerde dikkate alınarak kontrol edilmeli, kırık var ise temin edilecek sert cisimler ile kırklar sabitleştirilmelidir.
5.Yaralı sıcak tutulmalıdır. Hayati önem taşıyan beyin, kalp ve böbrekteki kanlanmanın bozulmaması için el, ayak ve yüz gibi alanlarda kanlanma azalır, dolayısıyla hasta üşür. Üzeri örtülmelidir. Hastada vücut ısısı 20 derecenin altına düştüğü zaman kalpte durabilir.
6.Yaralıya ağızdan herhangi bir yiyecek ve içecek verilmemelidir. Çünkü bilinç kapanması durumunda refleksler kaybolur ve soluk borusu tıkanabilir.
7. Tıbbi yardım istenmelidir.Bunun için 110–112–155–156 numaralı telefonlardan ilgili olanlara bilgi verilmeli, olayın yeri net olarak anlatılmalıdır.
8. Yaralının yarasını görmesine engel olunmalıdır. Yarasını gören hasta, şoka girebilir.

SUNİ SOLUNUM (HAYAT ÖPÜCÜĞÜ): Yaralının göğüs hareketi, yanakta soluk, parlak bir cismin ağız önüne tutulması ile solunum kontrol edilmeli, soluk almıyorsa sert bir zemine yatırılarak kemer, kravat yaka gevşetilmeli ağız içinde takma diş veya başka cisim varsa çıkarılmalıdır. Çene yukarıya, baş hafifçe arkaya itilmeli bir el (avuç) ayası alına konulmalı burun kapatılmalıdır. Diğer elle de çeneden tutularak ağız açılmalı her zamankinden fazla nefes alınarak ağızdan verilmeli bu sırada göğsün genişlemesi gerekir. Baş yana çevrilerek yeniden derin nefes alınarak hastaya verilmelidir. Uygulama 3 suni solunum 15–16 kalp masajı şeklinde tekrarlanmalı, üç dakikada bir solunum ve dolaşım kontrol edilmelidir. Solunum yolunun açıldığını hastanın derin bir nefes vermesinden anlayabiliriz. Her nefes alışta %21 oranında oksijen alınır, hastaya verilirken de %15 -16 oranında oksijen verilir. Buda yaralıya yetecek miktardır.
KALP MASAJI : Boyunda, bilekte ve kasıktaki atar damarlarda kalbin çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Beş saniye içinde buraların hareket etmediği anlaşılırsa hasta sert zemine yatırılmalıdır. Göğüs hizasında, sağ tarafa, diz üzeri çapraz bir şekilde çökmeli göğüs kemiğinin 3/2 kısmında bulunan iki kemiğin birleşme yerine elin topuğu yerleştirilmelidir. Diğer el de, bunun üzerine konularak el, dirsekler ve omuz aynı hizada olacak şekilde pozisyon alınmalıdır. Dirsekler bükülmeden masaja başlanmalıdır. Uygulanan baskı 4 santimetre kadar olmalı, baskı ve gevşemenin aynı sürede olmasına dikkat edilmelidir. Dakikada 80 ile100 arası baskı uygulanacak şekilde ayarlanmalıdır. Üç dakikada bir kalp kontrol edilerek çalışıp çalışmadığı izlenmeli, çalışan kalbe masaj yapılması da kalbe ve diğer dokulara zarar verebilir.

Temel yaşam desteği: a)Hava yolunun açılması b)Solunumun sağlanması c) Dolaşımın sağlanması Murat ÇOBAN

ARAÇLARDA BULANDURULACAK TEÇHİZAT


1-İÇ LAMBA: Taksi otomobil, Dolmuş, Otobüs, Minibüs.
2- TAKSİMETRE: Taksi otomobil.
3- TAKOĞRAF: Otobüs, Kamyon, Çekici.
4- ARKA İŞARET LEVHASI: Traktör römorkları, kamyon ve çekiciler, römork.
5- YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI: Otomobil, minibüs, kamyonet, otobüs, kamyon, çekici,tehlikeli madde taşıyan araçlar.
6-KRİKO, BİCON ANAHTARI, YEDEK AMPUL, PENSE, TORNAVİDA, SEYYAR LAMBA, EL FENERİ, PATİNAJ ZİNCİRİ, ÇEKME HALATI. Otomobil, Minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, çekici araçlar, traktörler.
7-REFLEKTÖR: Otomobil, minibüs, otobüs, kamyonet, kamyon, çekici araçlar, traktörler.
8-ENGEL İŞARETİ: Otobüs, kamyon ve çekiciler,.
9-STEPNE: Şehirler arasında yolcu taşıyan (Motosiklet ve lastik tekerlekli traktör hariç) bütün motorlu araçlar.
10-TEKERLEK TAKOZU: Otobüs, kamyon, çekici, römorklar.
11-EMNİYET KEMERİ: Otomobil, minibüs.
12- KORUMA BAŞLIĞI: Motorlu bisiklet ve motosiklet.
13-KORUMA GÖZLÜĞÜ: Motorlu bisiklet, motosiklet.
14 REFELKTİF İŞARETİ: Bisiklet, motorlu bisiklet ve motosiklet.
15-YÜK VE YÜKSÜZ AĞIRLIĞI BELİRLEYEN İŞARETLER: Ticari kamyon ve kamyonet.
16- ARKADAN ÇARPMAYA KARŞI KORUMA ÇERÇEVESİ: Kamyonet ve kamyonlar, römorklar.
1- OTOMOBİL : İç lamba, Yangın söndürme cihazı, Kriko, Bicon anahtarı, yedek ampul, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör, stetme, emniyet kemeri, ilkyardım çantası.
2-OTOBÜS : İç lamba, takoğraf, yangın söndürme cihazı, kriko, bicon anahtarı, yedek ampül, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör, engel işareti,stetme, tekerlek takozu, ilkyardım çantası.
3-KAMYON : Takoğraf, arka işaret levhası, yangın söndürme cihazı, kriko, bicon anahtarı, yedek ampül, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör, engel işareti, stetme, tekerlek takozu, ağırlık belirleyen işaret , koruma çerçevesi, ilkyardım çantası.
4- KAMYONET : Yangın söndürme cihazı, kriko, bicon anahtarı yedek ampul, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, Reflektör, stepme, ağırlık belirleyen işaretler, koruma çerçevesi. ilkyardım çantası.
5-TRAKTÖR : Kriko, bicon anahtarı yedek ampül, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör.
6-MİNİBÜS : İç lamba, Yangın söndürme cihazı, Kriko, Bicon anahtarı, yedek ampul, pense, tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör, stetme, emniyet kemeri. ilkyardım çantası.
7-RÖMORKLAR : (ECR 69-70) Arka işaret levhası, tekerlek takozu.
8-ÇEKİCİLER : Takoğraf, arka işaret levhası, yangın söndürme cihazı, Kriko, Bicon anahtarı, yedek ampul, pense tornavida, seyyar lamba, el feneri, patinaj zinciri, çekme halatı, reflektör, engel işareti, stepme, tekerlek takozu, ilkyardım çantası.
9-MOTOSİKLET VE MOTORLU BİSİKLET : Koruma başlığı, koruma gözlüğü, reflektif işareti.

 

BUNLARI BİLİYORMUYUZ?

1-Ağustos 2006 ayında Ülkemizde 12 milyon civarında kayıtlı araç bulunmaktadır.

2-17 milyon civarında sürücü belgesi(ehliyeti)bulunan insan bulunmaktadır.

3-Motor ehliyeti almak için 17 yaşını bitirmek gerekir.

4-Minibüs, otomobil, kamyonet ehliyeti almak için 18 yaşını bitirmek gerekir.

5-Kamyon, otobüs gibi araçların ehliyetini almak için 22 yaşını bitirmek gerekir.

6- Trafik kazasını görüp yardımcı olmamanın cezası bulunmaktadır.

 

 


 

''Emniyet kemeri takmak ölü sayısını % 40, yaralı sayısını % 30 azaltıyor'.(Kayıtlar)


1848 kişinin öldüğü trafik kazalarında emniyet kemeri takılı olsaydı şu an 740 insanımızımız yaşıyor olacaktı!..(Editör)

Trafik kazalarında kusurun % 97 si insanlara aittir.(Kayıtlar)

1848 kişinin öldüğü trafik kazalarında insan kusuru olmasaydı şu an 1800 insanımız yaşıyor olacaktı!..(Editör)

2004 TRAFİK YILINDA BESNİ-GAZİANTEP KARAYOLU

2004 yılı ülkemizde trafik yılı olarak ilan edilmiştir.
Bunun amacı toplumun dikkatini trafik sorununa çekerek bu konuda toplumu duyarlı hale getirmek, konunun toplum gündemine yerleşmesini sağlayarak bir takım önlemler geliştirilmesine yardımcı olmaktır.
Bu amaç doğrultusunda Besniliyi doğrudan ilgilendiren Besni-Gaziantep karayolunun trafik, tehlike ve kaza durumu hakkında bilgi vermeye çalışacağız.
Elimizde Besni kayıtları bulunmadığından Besni kesimi hakkında fazla bir bilgi veremiyoruz ancak Gaziantep kesimi ile bilgiler bu konuda bize fikir verecektir.
Bu bilgiler Besnili yol kullanıcılarını doğrudan ilgilendirmektedir. Besnili olan herkesin Gaziantep ile bir şekilde ilgisi vardır, bu yolu kullanmıştır veya kullanacaktır. Çünkü Besni ekonomik, iktisadi ve sosyal açıdan Gaziantep ile doğrudan veya dolaylı ilişki içerisindedir. Ayrıca trafik kazalarının mağdurları da sanıkları da çoğunlukla Besnili veya Besni ile ilgisi olan insanlardır. Bu nedenlerle Besnili yol kullanıcısının bu karayolu hakkında bilgi sahibi olmasında fayda bulunmaktadır.
2003 yılında Arabanda meydana gelen trafik kazalarının % 62 si Besni-Gaziantep karayolunda meydana gelmiş, ölümlü kazaların ise % 83 ü yine bu yolda meydana gelmiştir.Trafik kazalarının % 68 inin aracın hızını yük, teknik özellikler, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamaktan kaynaklandığı sadece % 6 sının aşırı hızdan kaynaklandığı, geriye kalan % 26 sının ise diğer nedenlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. .
Bu bölgedeki trafik kazası sayısı Türkiye ortalamasının 1/7 altında seyrederken ölümlü trafik kazalarında ölü sayısı Türkiye ortalamasının 25 katı, yaralamalı trafik kazalarında ise yaralı sayısı Türkiye ortalamasının 3 katıdır.
Bu verilerden çıkan sonuç şudur. Bu karayolunda meydana gelen trafik kazası sayısı Türkiye ortalamasının çok altında olmasına rağmen ölü sayısı Türkiye ortalamasının 25 katıdır. En büyük kaza nedeni aracın hızını yol durumuna göre ayarlamamaktır. Karayolu Trafik Kanununun yasal saydığı hız sınırını aşma suçu devede kulak denecek kadar az işlendiğine göre yasal veya yasala yakın hızda gidilmesine rağmen ölü ve yaralı oranı neden ürkütücü boyutlara ulaşmaktadır. Burada karayolunun ne kadar karayolu mühendisliği tekniğine uygun olduğu sorusu akla gelmektedir. Sanırım bu yolda mühendislik hataları bulunmaktadır. En açık örnekleri ise Besni çıkışı, İl sınırı ve çevresi, Karadağ ve çevresi ile Arabanı çevre yoluna bağlayan giriş ve çıkışlardır. Besni çıkışı kar yağmadığı zaman bile tipi nedeniyle kapanabilmekte, güneyinin kapalı olması nedeniyle başka yerde buz yok iken bile burada buzlanma olabilmekte, İl sınırı çevresi yine kuzeyi kapalı olduğundan buzlanmaya müsait olup keskin virajların 20-30 metrelik çalışma sonunda yumuşayabilecek yerlerinde çalışma yapılmamış olması, Araban çıkışlarının belirgin olmayışı, keskin virajlarla düzenlenmiş olması, Karadağ çevresinde keskin virajların yumuşatılmaması ve buzlanma, karayolu malzemesi dökülerek yolun daraltılmış olması ve bu malzemenin yarattığı tehlike ile birlikte heba olması gibi mühendislik hataları, sağlıktaki yetersizlik, yol ve yakın çevresinin coğrafi, meteorolojik olumsuzlukları birleşince böyle iç karartan bir tablo ortaya çıkmaktadır.
Ölü sayısının yüksekliğinin bir diğer nedeni ise yaralılara ilk yardım ve acil sağlık hizmeti sunmadaki yetersizliktir.Sağlıkçılarımız çok iyi bilirler ki solunum ve dolaşım sistemi duran bir hastaya en fazla 3-5 dakika içerisinde müdahale edilmeli, aksi taktirde beyin hücreleri büyük oranda tahrip olmakta, sürenin uzaması durumunda hasta ölmektedir. Ülkemizde trafik kazalarında yaralananların yaklaşık % 80nin sağlık kuruluşlarına kavuşmadan öldüğü de bilindiğine göre Besni ile Gaziantep arasındaki 100 kilometrelik yol üzerinde bu yardımı sunacak kuruluşların gerekliliği daha da artmaktadır.Aksine bu yolda acil sağlık hizmeti sunacak sağlık kuruluşu bulunmamakta, bulunan sıradan sağlık kuruluşlarında da uzman personel, araç ve gereç eksikliği vardır.
İşletme hızı orta civarında olan bu yol ve çevresinde ölü ve yaralı sayısını azaltmak için bu yolu duble yol projesi kapsamında yeniden düzenlemek, yol civarındaki sağlık kurumlarını ilk yardım ve acil sağlık hizmetlerini kısa sürede sunacak şekilde yapılandırmak bir çözüm olabilecektir.

Ömer ÇOBAN

Trafik bilginizi test edin.


 

 

 


 
Üye Girişi

Şifre:
 

İstatistikler

IP Adresiniz:

38.107.191.101
Toplam Hit : 33585
Toplam Üye: 26
Son üyemiz : MESTAL
Online kişi : 7
Online Üyeler:

En Hit 10 Program
 
1 Windows Live Messeng 15
2 Avast! 4 Home Editio 12
3 Adıyaman Belgeseli 8
4 Ülke ve Şehir Buma 4
5 Sosyal Bilgiler Sözl 4
 

Son Eklenen 10 Program
 
1 Adıyaman Belgeseli 8
2 Ülke ve Şehir Buma 4
3 Sosyal Bilgiler Sözl 4
4 Avast! 4 Home Editio 12
5 Windows Live Messeng 15
 
 
Copyright © 2007-2008
Teşekkürler Yasir Production